YENİ YAZIM KILAVUZU

 

 

            Dilin çeşitli görevleri var. Bunlardan biri de köprü vazifesi görmek, yani kültürü gelecek kuşaklara aktarmaktır. Kültürün dil vasıtasıyla yeni nesillere aktarımı sözlü ve yazılı olmaktadır.

Sözlü aktarımda bir kural yoktur.  Herkes bilgisini ve tecrübesini çevresine anlatır. Kültürümüzün yazıyla aktarımında ise aktarımın bir takım kuralları vardır. Bunlara yazım kuralları diyoruz. Yazım kuralları bir ülkede standart yazımı sağlar.

            Türk Dil Kurumu tarafından belirlenen yazım kuralları zamanla değiştirilmekte, güncellenmektedir. Bu gerekçeyle en son çıkan Yazım Kılavuzumuzda birtakım değişiklikler yapılmış. Hepimizi ilgilendiren bu değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz.

            Eskiden ayrı yazılan şu üç ilin adı artık bitişik yazılıyor: Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa

            Farsça “hane” sözcüğüyle yapılan birleşik isimlerden ünlü harf ile biten şu dört sözcükte “-ha” hecesi düşürülerek yazılacak: eczane, pastane, hastane, postane

            Eskiden büyük bir keşmekeş olan bir yerleşim birimi adı ile aynı adı taşıyan dağ, ova, nehir … adları sorunu artık çözülmüş. Bundan böyle tüm dağ, ova, nehir, sözcükleri kendilerinden önce yer alan bir dağ, ova, nehir ile birlikte yazılırken ilk harfi büyük olacak:  Çanakkale Boğazı, Tuz Gölü, Allahuekber Dağları, Ahır Dağı…

            Eskiden ilköğretim bitişik ortaöğretim ayrı yazılırdı. Artık ikisi de bitişik yazılacak.

            Batı dillerinden dilimize giren kelimelerde kesinlikle düzeltme işareti kullanılmayacak. Daha önceden yanlışlıkla kullanılıyordu. Arapça ve Farsçadan dilimize giren 250 kadar sözcükte düzeltme işaretinin kullanılmasına devam edilecek. Bunlar özellikle Türkçe bir sözcükle karışma ihtimali olan sözcüklerdir: kar, kâr gibi.

            Farsça “hane” sözcüğüne karşılık kullandığımız “ev” sözcüğü bundan böyle birleşik isim yaparken bitişik yazılacak: yayınevi, çayevi, aşevi,…

            Bu değişiklikler genel itibariyle olumlu ama büyük bir yazım sorunumuz öylece duruyor. Bu sorun otuza yakın kuralı olan birleşik sözcüklerin yazımıdır. Acaba bu kuralları ezberleyen ve o şekilde yazan var mı? Cevap vereyim yok. Emin olun yok. TDK sözlük ve Yazım Kılavuzu hazırlama kurulunda yer alan hocam Prof. Dr. Mustafa Argunşah geçen hafta bu konuyu tartışırken şöyle dedi: “İnanın birleşik kelimeler geçtiğinde ben de Yazım Kılavuzu'nu açıp oradan kontrol ediyorum.”  Söylemek istediğimiz şu otuz civarında istisnası olan bir kural olmaz. Umarım bir sonra hazırlanacak Yazım Kılavuzunda bu en büyük sorun aşılır.

Kaynak: Ünal Kalaycı, "Yeni Yazım Kılavuzu", Bugün Gzetesi, (Kahramanmaraş), 29 Nisan 2006 s.7

Yorum Yaz